Güney İtalya’nın kavurucu güneşi altında doğan Negroamaro — “Negro” (siyah) ve “amaro” (acı) — memleketinin ruhunu yansıtıyor. Koyu rengi, kadifemsi dokusu ve olgun meyve ile baharat katmanlarıyla bu şarap; tutkunun, direncin ve köklü geleneğin hikâyesini anlatıyor…
Tarihin damarlarında dolaşan kadim bir hikâye: Negroamaro…
Puglia’da bolca yetişen, ancak başka neredeyse hiçbir yerde bulunmayan bu kırmızı şarap üzümleri, ya %100 Negroamaro olarak tek başına ya da genellikle Malvasia Nera, Montepulciano, Sangiovese ve Primitivo ile harmanlanarak sunulabildiği bilinmektedir.
Negroamaro, sadece bir şarap değil; tarih, toprak ve insan emeğinin bir araya geldiği, her yudumunda bir hikâye anlatan kadim bir deneyim…
Peki, bu öykü nerede başladı? Negroamaro, sıklıkla “Salento’nun Kralı” olarak anılır — Puglia’daki Salento Yarımadası’nın doğu kıyısı, Negroamaro’nun adeta kalbidir. Soyu, Roma dönemine kadar uzanır. Rivayete göre, 2.500 yıl önce Yunanlılar tarafından İtalya topraklarına getirilen bu asırlık üzüm, çağların değişimine, imparatorlukların doğuşuna ve yıkılışına tanıklık etmiştir. Her bir tanesinde zamanın izlerini taşıyan Negroamaro, yüzyıllar boyunca yaşamayı başaran tarımsal bir geleneğin yaşayan mirasıdır. Onun direnci (kuraklığa dayanıklı bir üzüm çeşidi) ve uyum yeteneği, tıpkı koyu ve cesur aromaları gibi, kaderine kazınmış birer imzadır…
Negroamaro üzümünün koyu, kalın bir kabuğu vardır ve bu özelliği şaraplara zengin ve derin bir renk kazandırır. Kalın kabuklu yapısı ile, Puglia’nın sıcak Akdeniz ikliminde olgunlaşarak yüksek alkol oranına sahip dolgun gövdeli ve orta-yüksek tanen seviyesine sahip şaraplar ortaya çıkarır. Lezzet açısından ise Negroamaro büyüleyici bir karmaşıklık sunmaktadır. Orta düzeyde asiditesi ile dengeli şaraplar sunan Negroamaro, koyu meyve aromaları (siyah kiraz, siyah erik, böğürtlen, kuru erik), baharatımsı notaları (kuru kekik, meyan kökü, karanfil, tarçın) ile tütün ve topraksı dokunuşlarıyla burunda ve damakta bir senfoni çalar… Bu lezzet birleşimi, şarap tutkunlarını, damakta hoş bir acımsı kapanışın takip ettiği büyüleyici bir duyusal yolculuğa çıkarır.
Puglia’daki şarap üreticileri, hem geleneksel hem de yenilikçi teknikleri benimseyerek bu kadim üzümlerden en iyi nitelikleri ortaya çıkarmayı başarmıştır. Üzümlerin elle toplanmasından kontrollü fermantasyona kadar her adım, sanat ile bilimin zarif bir birleşimini ortaya çıkarmaktadır. Birçok şarap üreticisi, meyvenin tazeliğini ön plana çıkarmak için Negroamaro’yu paslanmaz çelik tanklarda üretir. Daha zengin ve kompleks şaraplar için ise meşe fıçılarda olgunlaştırılır; bu, şaraba ek bir derinlik kazandırır ve vanilya ile çikolata notalarını ortaya çıkarır. Her Negroamaro şişesi, kendi benzersiz hikâyesini anlatan bir zaman kapsülü… Negroamaro, yıllandıkça zaman zaman kehribar tonlarıyla parlayan derin yakut kırmızısı rengiyle ünlüdür; ona unutulmaz, kendine özgü bir karakter kazandırır. Tanenler iyi yapılandırılmıştır ve Negroamaro’ya yıllandırmaya elverişli güçlü bir karakter kazandırır. Olgunlaştıkça, deri, meyan kökü gibi daha karmaşık tatlar ortaya çıkar ve her bir vintage, yeni bir keşif sunar…
Peki bu büyülü lezzetle en iyi valsi kim yapar? — karamelize yiyecekler…
Tütsülenmiş etler, fırında baharatlar ile roast tekniği ile pişirilmiş beyaz etler ve zengin soslu kuzu ve sığır eti gibi güçlü kırmızı etler, bu şarabın doğal tatlılığını ön plana çıkaracak ve uyumu daha da zenginleştirecektir. Mantar ve mercimek gibi topraksı malzemeler ile hazırlanacak bir ana yemek ya da garnitür ise unutulmaz bir deneyim yaşatabilir. Şarabın güçlü ve cesur karakteri ile yarışmadan eşlik edebilecek olgunlaştırılmış bir Pecorino’nun ya da hemen yanı başımızdaki İzmir Tulumu’nun ise keyifli bir eşlikçi olacağına eminim…
Kaynaklar
http://www.winefolly.com
http://www.winetourism.com
http://www.wine-scan.com

Leave a comment